Ana sayfa Kafkasya Haberleri Meşhur Yazar Fazıl İskender Hayata Gözlerini Yumdu

Meşhur Yazar Fazıl İskender Hayata Gözlerini Yumdu

tarafınfan adige

Abaza kökenli dünyaca meşhur edebiyat ustası Fazıl Abdulhoviç İskender 87 yaşlarında hayata veda etti.
31 Temmuz Pazar günü kendini fena hisseden ve bilincini kaybeden İskender meydana getirilen tüm tıbbi müdahalelere karşın kurtarılamadı.
Ozan Antonina İskender ile evli olan Fazıl İskender biri kız iki çocuk babasıydı.
CENAZESİ MOSKOVA’DA DEFNEDİLECEK
Abhazya Cumhuriyeti Devlet Başkanı Raul Hacimba, Fazıl İskender’in, doğum yeri olan Abhazya’da defnedilmesini istedi. Sadece yazarın yakınları yaşamını sürdürdüğü Moskova’da defnedilmesi yönünde karar aldılar.
İskender için 2 Ağustos Salı günü Moskova’da cenaze töreni düzenleneceği bildiriliyor.
 YAŞAMI
Tuğla fabrikası sahibi Pers kökenli bir baba ile Abhaz bir annenin evladı olarak 6 Mart 1929’da Abhazya /Sohum’da dünyaya geldi.  Babası, Stalin-Beria çetesi tarafınca 1938 senesinde sürgüne gönderildi. Baba İskender’den tekrar haber alınamayınca, minik Fazıl İskender Çegem köyündeki dayılarının himayesine girdi.
İlk eğitimini Sohum’da altın madalya alarak tamamladı.
Liseden sonrasında Moskova Kütüphanecilik Enstitüsü’ne girdi sadece 1951 senesinde Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü’ne geçerek buradan 1954 senesinde mezun oldu.
1954-55 yıllarında “Bryanskiy Komsomolets”, 1955-56 yılları aralığında “Kurskaya Pravda” gazetelerinde çalıştıktan sonrasında, 1956 senesinde doğduğu kent olan Sohum’a taşınarak 1990 yılı başına kadar Abhazya Devlet Yayınevi’nde editör olarak çalıştı.
1990 yılı başlangıcında yine Moskova’da yaşamaya başladı.
SSCB’nin dağılmasının arkasından 1989-92 yıllarında Abhazya Özerk Cumhuriyeti’nde milletvekilliği de icra eden Fazıl İskender,  1993’den itibaren “Kültür Dünyası Birliği” Başkanlığı, bir oldukca gazete ve yayınevinde Gösterim Kurulu üyeliği, devlet organlarında kurul üyelikleri ve 1996-2001 yılları aralığında da Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Kurulu üyeliği, Rusya Sanat Akademisi’nde onursal üyelik yapmış oldu.
İskender’in özgeçmişi ödüllerle doludur. Sovyetler Birliği’nde çıkan “Ogonyok” Dergisi’nin 1966 edebiyat Ödülü, 1989’da SSCB ödülü, 1992’de A. Tepfer Vakfı Puşkin Ödülü, 2006 senesinde Abhazya en yüksek devlet nişanı olan “1. Dereceden Axdz-Apşa” madalyası, 1999’da Triumph Ödülü,  1999’da Üstün Hizmet ödülü, Rusya Federasyonu Hükümeti Devlet Ödülü ve Rusya Federasyonu Devlet Liyakat Nişanı şeklinde oldukca sayıda ödüle layık görüldü.
2009 senesinde Abhazya Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafınca onuruna gümüş hatıra para bastırıldı.
ABD Norwich Üniversitesi tarafınca fahri hekim ünvanı verilen Fazıl İskender’in adı Internasyonal Astronomi Birliği’nce yeni bulunan bir göktaşına verilmişti (1994).
EDEBİ YAŞAMI ve ESERLERİ
İlk yazınsal eseri şiir branşında oldu; 1957 senesinde “Dağ Yolları” ismiyle Sohum’da kitap olarak gösterildi. 1960 yılından itibaren  “Gençlik” “Abhazya Edebiyat” “Yeni Dünya” “Hafta” şeklinde dergilerde yazıları yayınlanmaya başladı.
1962 yılından sonrasında ise ağırlıklı olarak hikâye ve roman yazımına yöneldi.

yüzyılın başlarından 1970’lere kadar bir Abhaz köyündeki yaşamı özetleyen romanı Chegem’li Sandro (Sandro Dayı) tüm dünyada büyük beğeni kazanmıştır. 1983’de İngilizce olarak da piyasaya çıkan bu romanı ile Fazıl İskender New York Times’ta “Abhazya’nın Mark Twain’i” olarak tanımlandı.

“Sandro Dayı” romanı her biri kendi içinde bir bütünlük oluşturan uzun öykü­ler toplamıdır. Sadece bu öykülerde, se­rüvenlerini ilgiyle okuduğumuz Sandro Dayı ile karşı karşıya geliriz hep. Böylece bu yaşlı Abhaz (Abaza) yiğidinin,  bu thamatenin yaşantısını gençlik yıllarından 1970’lere değin adım adım izleriz.
Fazıl İskender’in kısa ve uzun öyküle­rinin birçoğunda kişiler onun anayurdun­dan doğrusu Abhazya’dan seçilmiştir. Yazarın çocukluk ve ilk gençlik arkadaşlarının, yakın çevresinin anlatıldığı izlenimini veren bu öykülerde kahramanların bir çok büyük bir sevecen­likle, ince, tatlı bir mizahla ko­nu edilir.
Çocuk kahramanlar, bilhassa afacan Çik anlatılırken sağlam kişilik ya­pısının, insanoğlunun terbiye temellerinin ne ka­dar erken yaşlarda başladığını görürüz. İskender’in roman kahramanı Çik o denli meşhur olmuştur ki, 3 Eylül 2011’de Sohum’da Göçmen Rıhtımı’na bir heykeli dikilmiştir.
Öykü ve romanları neredeyse tüm Avrupa dilleri ile çeşitli dünya dillerine çevrilmiş oldukca sayıda eserin sahibi olan Fazıl İskender’in, Türkçeye ilk olarak bazı şi­irleri ile “Geniş Alın” ve “Koç Burcu” ad­lı uzun öyküleri çevrilmiştir.
Fazıl İskender’i Türk okuru, bahsini ettiğimiz  “Sandro Dayı” (Çegemli Sandro) romanı ve sempatik ço­cuk kahramanı Çik çevresinde dönen “Öyküler’ ile tanıma fırsatı bulmuştur. “Sandro Dayı”dan başka Türkçe gösterilen öteki eserleri Karanlığı Yiyen Keçi, Keçi-Öküz Yıldızı, Çik ve Puşkin, Kafkas Öyküleri dir.
Yazarın eserlerinden mühim bir kısmı filmlere de aktarılmıştır.
ESERLERİNDEN BAZILARI
“Dağ Yolları” (1957, şiir), “Kara Toprak” (1959, şiir), “Yeşil yağmur” (1960, şiir), “Karadeniz’in Evlatları” (1961, şiir), “Gençlik Denizi” (1964, şiir), “Şafaklar “(1966, şiir), “Keçi-Öküz Takımyıldızı” (1966, hiciv), “Herkül’ün On üçüncü Kahramanlığı” (1966, öykü), “Yasak Meyve” (1966), “Ev” (1969, öykü), “Yukarı Kodor’da Balıkçılık” (1969, öykü), “Yaz Günü” (1969, öykü), “Harf” (1969, öykü), “Trende Buluşma” (1969, öykü), “Fena Geveze” (1969, öykü), “Çegemli Sandro” (1973-1988, tam baskı – 1989, otobiyografik roman), ” Akrep Denizi” (1977, roman), “Tavşanlar ve Pitonlar” (Felsefi Masal), “Chick’in Korunması”, “Barmen Adgur” (1986, öykü), “Çegemli Dedektif  (1986, öykü; 1988 senesinde filme çekildi), “Hakkaniyet Hırsızları” (Senaryo),” Gençliğin Kasvetli Işığı” (1990, roman), “İnsan ve çevresi” (1992-1993, roman), “Sofichka” (1995, öykü), “Amerikalının Rusya hakkında düşünceleri” (1997, öykü), “Dönemin Talihli Buluntuları” (1969-1970, senaryo), “Baltazar’ın Bir Bayramı ya da Stalin’le Bir Gece” (1989; senaryo) “Oh, Marat” (senaryo).

Related Articles

Yorum bırakın