Ana sayfa Diaspora Haberleri TÜRKİYE, KAFKASYALI MUHACİRLERİ GÖZ GÖRE GÖRE ÖLÜME GÖNDERİYOR

TÜRKİYE, KAFKASYALI MUHACİRLERİ GÖZ GÖRE GÖRE ÖLÜME GÖNDERİYOR

tarafınfan adige

Rusya Federasyonu’na bağlı Şimal Kafkasya cumhuriyetlerinde   karşılaştıkları baskılar sebebiyle ülkelerini terk ederek Türkiye’ye gelen Kafkasyalı muhacirlerin hukuksuz bir halde sınır dışı işlemlerine maruz bırakılıyor olması tepkilere sebep oluyor.
Ne ana vatanlarında, ne Türkiye’de herhangi bir kabahat işlemedikleri, yasa dışı yapılarla bağları bulunmadığı yada aşırı fikirlere haiz olmadıkları halde, sırf camiye gitmek yada sakal bırakmak şeklinde sudan nedenlerle FSB’nin baskı ve tehditlerine maruz kalan mütedeyyin insanoğlu en sonucunda ülkelerini terk etmek zorunda kalıyor. Dünyanın değişik ülkelerine giden, bir kısmı da aileleriyle beraber Türkiye’ye gelmiş olarak burada korunmaya ve hayatlarını idame ettirmeye çalışan Şimal Kafkasyalı muhacirler Rus yönetimi tarafınca ne yazık ki burada da rahat bırakılmıyorlar.
Türkiye’nin hukuk düzenine uyan, üstlerine düşen görevleri eksiksiz yerine getiren ve hayatlarını sürdürmekten başka bir amacı olmayan muhacirler, Rusya yönetimince tadı şekilde düzenlenmiş arananlar listesine dahil edilerek iade edilmesi talebiyle Türkiye’ye bildiriliyorlar. Türkiye göç idaresi ise bu talebin hukuka ve temel insan haklarına uyup uymadığını dikkate almadan bildirilen adları tadı şekilde gözaltına aldırıp, sonrasında da haklarında deport işlemi başlatıyor.
Ulusal ve internasyonal yasalarca güvence altına alınmış temel hak ve hürriyetler hiçe sayılarak Rusya’ya iade edilen bu insanoğlu Rus yönetiminin öldürmeye kadar varabilen zulmüne maruz kalıyorlar.
Bu uygulamanın son mağdurlarından birisi de altı nüfusa haiz Yuanov ailesi.
ZAURBEK YUANOV
RAMETA YUANOVA
AMİNA YUANOVA
 
 
 
 
 
 
 
Kafkasya bölgesindeki Kabartay-Balkar Cumhuriyeti’nden gelen ve yasal oturum izni ile 6 senedir Türkiye’de bulunan Yuanov ailesi, en büyüğü 11 yaşlarında olan 4 çocukla beraber Binkılıç ve Selimpaşa Göç İdareleri nezaretinde tutulmakta ve 1 ay içinde Rusya’ya sınır dışı edilmek suretiyle bekletilmektedir. Güvenlik güçlerince baba Zaurbek Yuanov ve eşi Rameta Yuanov hakkında meydana getirilen tahkikatta herhangi bir vakayla bağlantıları tespit edilememiş; evlerinde meydana getirilen aramada da herhangi bir kabahat aletine ya da suçla ilişkilendirilebilecek bir unsura rastlanmamıştır. Buna karşın İstanbul İl Göç İdaresi’nin bu aileyi Rusların tanımı doğrultusunda ‘‘yüksek tehlikeli’’ sınıfına almasıyla süregelen süreç, 7 yaşındaki Saida’yı ve ailesini nezarete hapsetmiş, her an sınır dışı olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakmıştır.
15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi sokağa çıkıp T.C. devletinin yanında saf tutacak kadar sağduyulu ve bu ülkeyi seven önde gelen baba Zaurbek ek olarak üstüne düşen tüm maddi yükümlülükleri yerine getirmekte, isnad edilen “yüksek tehlikeli” sınıfta olmakla ilişkilendirilebilecek hiçbir vakayla ilgisi bulunmamaktadır.
Benzer şekilde, yasal olarak Bursa’da ikamet eden İurii Sheudzhen adlı Adıgey Cumhuriyeti vatandaşı bir öteki Kafkasyalı göçmen de Edirne İl Göç İdaresi’nce nezaret altında tutulmaktadır. Judo eğitmenliği icra eden Sheudzhen’in Türkiye 1.’liği derecesi ve evlatlarının da bu spor branşında çeşitli başarıları bulunmaktadır. İurii Sheudzhen, Türkiye’ye sağlamış olduğu uyum bir yana, çevresine de örnek olan bir sporcudur.
Yuanov ailesi ve Sheudzhen şeklinde, Türk devletine, kamu düzenine ve yasalarına saygılı, Türkiye halkına minnettar Kafkasyalı muhacirlerin Rusya’ya iade tehdidinin dayanaksız bir halde sık sık gündeme geliyor olması, olaylardan haberdar olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Şimal Kafkasya kökenli vatandaşlar içinde da infiale sebep oluyor.
Kafkasyalı muhacirlerin durumunu yakından takip edenlerden önde gelen gazeteci-yazar Erol Karayel de Türkiye Cumhuriyeti’nin muhacirlere karşı olan bu negatif tavrını tenkid ederek, “Dünyanın dört bir tarafınca gelen mültecilere sığınak olan Türkiye Cumhuriyeti devletinin Kafkasyalı muhacirlere karşı takındığı bu tavır bizleri derinden yaralamakta olup kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.
Bazı devlet görevlilerinin bir ekip tadı uygulamalarla bu insanları ölümün kucağına ittiğini belirten Erol Karayel şunları söylemiş oldu:
EROL KARAYEL
“Zaurbek Yuanov ve ailesi bu keyfiliğin son örneğidir. Göç idaresindeki rutin işlemler esnasında yanlış görmüş olduğu bir muameleye itiraz etmiş olduğu için öfkesini çekmiş olduğu işgören tarafınca Rusya’nın bu hukuksuz talebi uygulamaya koyularak kendisi ve ailesi hakkında deport işlemleri başlatılmış, polis tarafınca gözaltına alındıktan sonrasında haklarında düzenlenen evrakla göç idaresinin kamplarına kapatılmışlardır. Sorumsuz ve kindar bir memurun istediği anda karşısındakinin yaşamını karartacak işlemleri başlatabiliyor olması Türkiye Cumhuriyeti adına düşündürücü bir durumdur. Bu insanoğlu yarın anavatanlarına iade edilirler de hayatlarına kast edilirse onlara bu hukuksuzluğu reva görenlerin vicdanları asla sızlamayacak mı? Yarın Tanrı’a bunun hesabını vermek zorunda kalacaklarını asla düşünmüyorlar mı?
Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine sesleniyorum; hepimiz Kafkasyalı soydaşlarımıza reva görülen bu hukuksuz muamelelerden son aşama rahatsızız. Rusya, hukukun rafa kaldırıldığı bir polis devletidir. Oradan gelen iade taleplerinin tamamı dayanaksız ve keyfidir, kesinlikle dikkate alınmaması gerekir. Suçu durağan(durgun) kılan bir mahkeme hükmü içermeyen hiçbir iade talebinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafınca yerine getirilmemesi gerekir. Eğer getirirse Türkiye Cumhuriyeti de bu zulme ortak olmuş olur.”

Related Articles

Yorum bırakın