Ana sayfa Kafkasya Haberleri ADİGELİK İDEOLOJİSİ

ADİGELİK İDEOLOJİSİ

tarafınfan adige

ASTAMUR ÇERKES
Son yıllarda web forumlarında ve her insanın kendi anlamını hem pozitif yönde, hem de negatif olarak belirlediği öteki platformlarda “khabzist” kelimesinin giderek daha çok duyulduğu gözlemlenmektedir. O şekilde ya da bu şekilde, Adyghe Khabze’yi tinsel özleri olarak görenleri ve ona dünyadaki ana etik rehber rolünü yükleyenleri ifade eder. Bu kelimeye pozitif yönde bir anlam yükleyenler, Khabze’yi bir tür standart, muhteşem bir etik, etik ve görgü kuralları bütünü olarak görürler;bir Çerkes, Çerkes kalmak istiyorsa, yerine hiçbir şey konamaz ve konulmamalıdır.
Ötekiler, bu kelimeden, tüm khabzeden dans ve şölen görgü kuralları anlamını çıkararak ve oldukça çarpık bir versiyonlarını ifade ederek bu kelimeye aşağılayıcı bir küçümseme anlamı koydu ve Adıge’nin tüm işaretlerini buna indirgedi. Bundan dolayı, kendi bakış açımı ifade etmek isterim.
Ilk olarak “Khabze” kelimesinin Rusçada hangi cinsiyette kullanılması gerektiğine karar vermekte yarar var. Çerkes dilinde – “hukuk” ve “Adyghe Khabze” – “Çerkes hukuku” nda aşağı yukarı genel olarak kabul edilen anlayışına dayanarak, onu eril cinsiyette kullanmak mantıklı görünüyor. Her durumda, bu makalede yapacağım şey bu.
Peki Adıge Khabze nedir? Bu kavramın en yaygın yorumu, yaşamın yapmış olduğu ve yapmakta olduğu tüm değişimlerle Çerkes halkı tarafınca yüzlerce yıl süresince geliştirilen bir takım davranış kurallarıdır (kodları). Bu değişimler sebebiyle, şüpheciler Khabze’ye istikrarsız ve şekilsiz, dikkate kıymet olmayan bir şey diyorlar. Bununla beraber Jabagi Kazanoko’ya atfedilen şu sözleri aktarıyorlar: “Khabze, insanoğlu tarafınca kabul edilendir.” Bugün derler ki, bir şey kabul edilir, yarın başka bir şey, dolayısıyla durağan(durgun) bir kıymet olarak khabze, sistem yok, dünya görüşü terimi yok ve olması imkansız.
Khabze bir takım davranış kuralı olarak anlaşılırsa, normal olarak öyledir. Sadece burada, ana şeyi ikincil olandan, niçin ve sonucu açıkça ayırmak gerekir. Gerçek şu ki, bir yasa olarak, bir davranış kuralı olarak Khabze aslına bakarsak değişti, değişiyor ve daima değişecek; bu sebeple Khabze yalnız bir sonuçtur. Ve Khabze’yi doğuran sebep de Adıge – Adıgrliktir. Çerkes halkının etnopsikolojisinin aslı, dünya görüşünün temeli, değerler ölçeği, yaşam felsefesi, temellerin temeli Adıge’dir. Ve bu çekirdek, nispeten değişmemiş bir şekilde yüzyıllardır varlığını sürdürmekte ve tanımlanabilir ve seçkin bir Çerkes ahlakını tekrardan üretmektedir. Bundan dolayı Adigey’i değişik zamanlarda, değişik dönemlerde, değişik ülkelerde, değişik koşullarda ifade etmenin bir yolu olarak Khabze, şekil değiştirebilir, sadece içerik değişmeden kalır. İçerik değiştiyse, artık Khabze değildir.
Adıgeliğin içinde ne olduğu, aslı nedir?
Adıge Khabze hakkında en iyi ve en detaylı olanı Barasbi Bgazhnokov’un “Adıge Görgü Kuralları” ve “Adıge Ahlakı” adlı iki eserinde yazılmıştır. Dedikleri benzer biçimde, her şeyi sıraladı ve Çerkesler için Khabze’nin ne işe yaradığını ve Çerkesler bu dünyada ulusal kimliklerini koruyarak hayatta kalmak istiyorlarsa yine ne olmaları icap ettiğini çözümleme ederek mantıksal sonuna gitti. Bgazhnokov’dan alıntı yapmayacağım, bence her Çerkes insanımızın nereden gelip nereye gittiğini idrak etmek için bu eserleri okumak zorundadır. Yalnız fikrimi ifade edeceğim.
Bana bakılırsa Adıgage 3 kolon üstüne oturuyor.
Birincisi şefkat ve merhamettir. Adıge’nin temelini, Khabze kanonlarını doğuran bu duygu olarak görüyorum. İnsanın daima kendini bir başkasının yerine koyduğu şefkat, onun acısını, talihsizliğini tahmin etmeye ve önlemeye çalışır ve eğer aslına bakarsanız olmuşsa, mümkün olduğunca hafifletmeye çalışır.
İkinci kolon akıl ve adalettir. En kuvvetli olan itaati zorla elde edebilir, sadece yetersiz ve adaletsiz ise asla saygı kazanamaz.
Üçüncüsü, onur ve onur, cesaret, sabır, engelleme, alçakgönüllülüktür. Burada yoruma gerek yok. Aile arşivlerinde büyük dedelerinizin fotoğraflarını bulun, gözlerinin içine, yüzlerindeki ifadeye bakın.
Bu niteliklerin taşıyıcısı olmak, her gün onlarla ve onlara bakılırsa yaşamak, hakikaten bir azınlığa verilmiş bir cehennem imtihanı ve cehennemi bir emektir. Bundan dolayı “Adige olmak zor” derler. Doğuştan, kandan, dilden Adige olmak armut soymak kadar kolaydır. Ve bir Adige – Adıgeliğin taşıyıcısı olmak başka bir mevzudur.
Günümüz gerçeklerini objektif olarak değerlendirdiğimde (Diasporayı düşünmüyorum, bu sebeple hayatlarını derinlemesine bilmiyorum), Adıgelikten ne kadar uzaklaştığımızı itiraf etmeliyim. Yukarıda açıklanan niteliklere haiz insanları çevremizde ne kadar bulabiliriz? Çerkes politikacıları, işadamları, halk figürleri, “Onlarda Adıgelik var” diyecek kadar bu niteliklere haiz mi? Ve genel olarak, günlük hayatımızda bu niteliklerden birçoğu var mı? Onlarla dolu mu? İşimizi yaparken onları düşünüyor muyuz? Maddi refah arayışında kendimizi geri mi tutuyoruz? Tüm bu soruların tek bir cevabı var: “Hayır”, tüm fena niyetli kişilere “Khabze” kelimesiyle dalga geçmeleri için bir niçin veriyor, kasıtlı olarak kavramları ikame ediyor, topluma bir Çerkes khabzisti imajını bir alçak olarak empoze ediyor, bir düğünde elinde bir şişe votkayla dans eden yalancı.
Bana, orman kanunlarına bakılırsa yaşayan çağdaş bir toplumda Adigage normlarına bakılırsa hayata devam etmenin, kendini kasıtlı olarak rekabet koşullarını yitirmek anlamına geldiğini, kurtlarla hayata devam etmenin bir kurt uluması benzer biçimde bulunduğunu, söyleyebilirler. Çevrede yalnız “habzistler” olsa hiçbir mesele olmazdı, sadece çevrede “habzist olmayanlar” ile çevrili olunca, hayatta kalabilmek için çoğunluğun oyununun kurallarını kabul etmek zorunluluktur. Bir taraftan öyleki. Hepimiz hırsızlık yaparken, yalan söylerken, hile yaparken ve bunun üstünden para kazanırken başarıya ulaşmış olmak, dürüst ve namuslu olmak zor olsa gerek. Fakat sonuçta, bu tür şeyleri kendi başınıza başlatamazsınız, onlardan kalanlarla ne olursa olsun bir “habzist” kalabilirsiniz. Unutulmamalıdır ki Adıge ve onun oluşturduğu Khabze kanunları bizlere kesinlikle yukarıdan verilmiştir.
Çerkeslerin en büyük problemi, Rus-Kafkas savaşının sona ermesinden bu yana, kendilerini ulusal bir azınlık rolünü üstlenen gören, Adıge ve Adıge Habze’de yaşayamayan Çerkeslerin kafası karışmış ve kendilerini yitirmiş olmalarıdır. Çerkesler, anavatan hakları ile beraber, Khabze’yi daima ve her şeyde takip etme fırsatından yoksun kaldılar, onu günlük yaşamın seviyesine indirdiler. Bu ulusal ruhu kırdı ve Çerkesler “Adigeler”, “Şercesler”, “Kabardyalılar”, “Şapsuglar”, Ruslara, Sovyetlere ve diğerlerine dönüşmeye başladı. Ailenin sarhoş babası, ailesinin, evlatlarının, yaşlı ebeveynlerinin önünde bu formda görünmesine izin verdiğinde Adigelik sonlandı. Çocuklarımız ilkin aynı giysilerle evden çıkıp, sonrasında enstitü soyunma odasında üstlerini değiştirdiklerinde Adigeizm sonlandı ve şimdi daha ilkin gizlice giyim değiştikleri yerden tamamen dışarı çıktılar. Adigelik, annemiz, karımız, gelinimiz olmayan herkesi kız kardeşlerimiz benzer biçimde görmeyi bıraktığımızda sonlandı. Adıgelik, hayatta başarının ölçütü, toplumda gerçek başarılara saygı değil de, cebinizde iyi mi olursa olsun “ganimet” olduğunda sonlandı. Fakat mukaddes bir yer asla boş değildir ve taşları dağıtma vaktinden sonrasında onları toplama zamanı daima gelir. Taşlarımızın bizim yerimize Adigeliği boş bir tabir olarak görenler tarafınca toplanması kötüdür ve tinsel boşluğun öteki dolgu maddeleri için bu fena niyetli ve kabul edilemez bir şeydir. Fakat mukaddes bir yer asla boş değildir ve taşları dağıtma vaktinden sonrasında onları toplama zamanı daima gelir.
Her neyse ki, bugün koca bir nesil yetişti, uzanıyor ve Adıgeliğin koynuna dönmek istiyor, fakat bunu iyi mi yapacağını bilmiyor. Sezgisel olarak akla gelen ilk şey, ulusal dansların yaygın organizasyonuydu. Güzel dans etmek modaya uygun ve prestijli hale geldi. Danslar, danstan daha fazlası haline geldi ve ulusal kimliğin canlanması için kuvvetli bir vasıta haline geldi. Evet, dans etmek güzeldir, mükemmeldir, Adigeliğin bağrına geri dönen neredeyse dini ve mistik bir eylemdir fakat bu fazlaca yetersizdir.
Adıge Khabze’de iyi mi yaşamamız icap ettiğini, aslına bakarsak kendimizi içinde bulduğumuz koşullarda Adıgeşvo’da iyi mi yaşamamız icap ettiğini ciddi olarak düşünmenin zamanı geldi. Sonuçta, Adıge, yukarıda belirtildiği benzer biçimde, bununla beraber akıldır, akıl. Bu yüzden onu kullanmalı ve fazlaca düşünmelisiniz.
Şahsen benim için ideoloji, değerler ve yönergeler problemi çözüldü. Şahsen ben Çerkes halkının tek ulusal ideolojisinin, ulusal fikrin, süper amaç ve süper güdünün Adıgelik, Adıgece yaşam bulunduğunu fark ettim. Dünyanın dört bir yanına dağılmış, sabreden insanlarımız, er ya da geç Kafkasya’da toplanmayı hayal ediyor, hiçbir şey için değil, bazı soyut hedefler için değil, tam olarak Adigeliklerini korumak için.
Pek bir çok, derler ki, adam ABD’yı keşfetti, bisikleti buluş etti, açık sırrı verdi.  Yukarıdakilerin hepsi açık görünüyor.
(Sadece bizim tezimizin) anlaşılırlığı pek iyi değil. Kuramsal olarak açık fakat ergonomik olarak hayır. Akademisyenler sessiz, bilim adamları sessiz, yazarlar sessiz, başkanlar sessiz, khase liderleri sessiz. Mevzu hiçbir yerde tartışılmıyor.
Ve rahat bir sual soruyorum: “Adigeliği yaşamak ve Adige Khabze’yi burada ve şimdi kovuşturmak için ne yapmamız gerekiyor?
Akademisyen Sakharov, “Sonuçta etik seçim en pragmatik olanıdır” dedi. Büyük hümanistin sözlerini tekrardan ifade etmek için şunu söyleyebilirim: “Sonunda Adıgeliğe dönüş, Çerkes halkı için en pragmatik ve ümit verici şey olacak.”
_________________
Kaynak: www.adygi.ru/index.php?newsid=8388

Related Articles

Yorum bırakın